Mudanya-İzmir turu (4/8)   Leave a comment

4. gün

23 Haziran Salı

Emet

0 km

Kasap motelde uyanıyoruz. Kahvaltı edelim derdimi Buğra’ya aşılıyorum ve meydandaki kahvelerden birine çöküyoruz. Poğaçavari yiyecekler alıp çay olayına giriyoruz. Zaten yeterince gündüz olmuş durumda. Pazar kurulmuş, etraf canlı. Bu saatte yola mı çıkılır lan şimdi diye düşünüyorum. Sonra birbirimizin ağzından alarak, “bir gün daha kalalım ağbi” uzlaşımında bulunuyoruz. Ancak kasap moteli değiştirme taraftarıyız. Hamamların olduğu sokağı takiben beş yıldızlı oteli de geçerek Atılım Termal Motel’e geliyoruz. Bunları yürüyerek yapıyoruz, yanlış anlaşılma olmasın. Bungalowları beğeniyoruz, fiyat falan soruyoruz ve adam başı 17,5 liraya eyvallah diyerek gidip bisikletleri kasaptan kurtarmaya davranıyoruz.

Bir noktaya kılarifikasyon getirmem gerekirse eğer; son iki gündür kaldığımız odaların hepsi yerden üç dört kat yüksekteydi. Gün boyunca it gibi tırmanıp yolları devirmiş bünye, ekstradan çantaları iki taksitte odaya taşımak gibi bir zahmette bulununca, isyan bayraklarını ilk olarak bacaklar açıyor. Hayli sıkıcı olan bu dakikaları bertaraf etmenin yolu düzayak tabir edilen bir yerde kalmak. Çok şey istiyorum gibi görünebilir. Ancak, daha önceki turlar da dahil, en sıkıcı işlem bu çanta taşıma yerleştirme mevzusu olmuştur hep. Sabahki gazınızı kaçırır, akşamki gülümsemeniz sıçılır.

Nitekim, Atılım Termal Motel’in tüm odaları bungalowdu, hepsi birbirine bahçe düzenlemesiyle bağlıyıdı, hepsinin önünde veranda vardı. Güzeldi. Artık mutluyduk. Bir gün dinlenecektik. Öğlene kadar kestiriverdik. Bunu genelde yapmam, ama bir gün Emet’e gidecekseniz ve içki içmeyecekseniz, bu güvenlik kameralarıyla bezenmiş, yeşil ama modern motelde kalmanızı önerebilirim.

Öğlen çıkıp bir şeyler yemeğe gittiğimizde, tur boyunca yapacağımız en iyi ve en ucuz şeyi yapıyorduk. Adam başı 4 milyona (yazıyla dört), kuşbaşılı pide, kola yaptık. Ortada domatesli, maydanozlu salatamız bile vardı. Tabii hep böyle yaşadık sanılmasın. Ben pikleri alıntılıyorum.

Kasabada gezdiğimizde verilen tepkiler biraz benzerlik taşıyor. Buraya niye geldiniz ki? Domates alınca hıyarı yanında hediye eden pazarcı ağbi bile benzer şekilde yorumladı bizi. Hakikaten de işi olmayanın gitmeyeceği, Batı Anadolu’nun göbeğinde, dört bir yanı tepelerle çevrili, garip bir kasaba burası. Üç çeşit otomobil markası (Renault, Tofaş, Ford) mevcut. İki zamanlı motorlar (MZ, İje, Java) her yerde. Çeşitli otomobil markaları bulunmadığı gibi, insanların da pek çeşitli olduğu söylenemez. Ekonomik sınırlar ve coğrafi sınırların üst üste binmesiyle oluşmuş bu yapı. Üstelik dünyanın en büyük bor rezervi de bu topraklarda. Beş yıldızlı Emet Termal Resort & Spa güzel bir makyaj niteliğinde.

Kaldığımız motelin sahibi Mesut Bey’in bile taksiyle giderken sıkıntı duyduğunu belirttiği Simav yolundan geziye devam etmekte diretiyorum. Bugün gayet iyi dinlendiğimizi düşünüyorum. Ayrıca Simav tarafı yeşillik, güzel bir vadi. Kütahya sınırlarından haberler devam edecek, ayrılmayın…

Reklamlar

Posted 27 Haziran 2010 by hammurabi in 2009

yorum yapılabilir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s