Kapıdağ turu (1/2)   1 comment

10 Ekim Cumartesi

Bandırma – Erdek

75,5 km

Hava güzeldi. Evet çok güzeldi. Ekim’in ebesine kadar gelmiştik, ama her gün bir öncekinden sıcak geçiyordu. Forumlarda bir duyuru dolaşıyordu. 10-11 Ekim Kapıdağ yarımadası turu diye. Uzun bir süre hava raporlarına baktım ve doğum günü hediyesi olarak kendime bir tur attırmaya karar verdim. Antrenman olsun diye bir önceki akşam orada bira, burada bira içerayak bisikletle dolaştım. Aslında böyle gereksiz bir antrenmana ihtiyaç olmadığını rampalara gösterdiğim üstün ihtimamla anlayacaktım. Nitekim gece eve dönüşüm hafif çakırkeyf ve ikiteker olarak saat on ikiyi buldu. Sabah beşte kalkıp feribota koşturmak gerekiyordu.

Gezi o kadar güzel olacaktı ki, uyanma sıkıntısı çekmedim. Yandan yemiş bir halde toplandım. Yardıra yardıra Kadıköy’e gittim. Bu garip memlekette hobilerini gerçekleştirebilen şanslı ve mutlu azınlık da henüz toplanmıştı. Birkaç merhabalaşma sonrası bizi büyük gemiye götürecek küçük gemiye binildi. Ufaktan sohbetler edildi.

Kırk bin beygirlik büyük gemiye bindiğimizde, Bandırma’ya ulaşmak için iki saatimiz vardı. On kişi kadardık. Vardığımız yerde iki kişi daha eklemlenecekti, sonra Erdek’te bir üçüncü kişi daha. Sanırım bu mesafedeki turlar için on beş kişi civarı çok uygun bir rakam. Daha uzun mesafeli turlar için beş kişi civarını denedim ve oldu. Turun güzel olmasında bu rakamların estetik katkısı da mevcut.

Bir bisiklet turunda en büyük kaygım olan beslenme olayını daha Bandırma’dayken, efor sarf edecek bünyeye inat, şapır yağlı iki adet çiğbörekle hallediyoruz. Erdek’e nispeten düz bir yolda ilerliyoruz. Oradan Ocaklar’a doğru uzanıp, yarımadanın içlerine ilerleyerek, Turanköy yolunu tutuyoruz. Rampalar başlıyor. O da nesi? Yaz tatilinde yüklü tur yapmanın avantajları. Kendi çapımda üç beygir güç üretmekteyim. Contador gibi tırmanıyorum vesselam. Ama temizim.

Turanköy’e vardığımızda köy kahvesinde acayip lezzetli bir zeytin, domates ve adını anlamadığım, elma gibi sulu ama yeşil zeytin boyutlarında bir meyvegil yiyoruz. Kırmızı soğanlarımız var. Aslında balık ve rakıyla şenlenmeleri gerekli bunların, ama oracıkta götürüyoruz. Köy ekmeklerini zeytinyağına bana bana karnımızı doyuruyoruz. Daimi tıkınma.

Sonrasında devam eden yol, bir çıkış, bir iniş, bir köy, bir çıkış, bir iniş, bir köy sıralamasıyla devam ediyor. Manzara bir süre sonra desktop kıvamını alıyor. Kapıdağ’ın gerçek güzelliği yarın ortaya çıkacak. Bu kısımları sadece ısınma turları olarak algılamakta fayda var. Doğanlar, İlhan ve Narlı köylerinden geçip, çemberimizi kapatarak Ocaklar üzerinden tekrar Erdek’e dönüyoruz. Otelimize yerleşiyoruz grupçana. 10 Ekim’de denize girdim demek için denize giriyorum. Gün batıyor. Akşam iskendercinin yolunu tutuyoruz. Halimizden memnunuz. Bisikletin hakkını verdiğimizi sanıyoruz şimdilik.

Reklamlar

Posted 29 Haziran 2010 by hammurabi in 2009

One response to “Kapıdağ turu (1/2)

Subscribe to comments with RSS.

  1. çok karışık ve resim sıramaları yanlış olmuş

yorum yapılabilir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s