İstanbul-Altınoluk turu (8/8)   2 comments

8. gün

1 Eylül Çarşamba

Altınoluk-Akçay-Altınoluk

32,94 km

Aslında tur bitti, ama uzatmaları oynatıyorum. Bu konuda rahatım; hakem de, futbolcu da, top da benim. Tek sorun var, yakında saha kapatma cezası gelebilir. Her neyse… Bir zafer bayramını da Altınoluk’ta kutladıktan sonra sonbahara giriş yapıyoruz. Ama ne giriş! Takvimlerin Eylül 1’i gösterdiği sabah bardaktan boşanan bulutlar kapkara yağmurlar yağdırıyor. Denizle gök bir oluyor. Gündüz ise gece.

Bunca tasviri haksız çıkartacak derecede güzel bir güneş açtıktan sonra, öğleye kadar her yer kuruyor yine. Bize de, benim İstanbul’a geri döneceğim gecenin gündüzünde, ufak bir sahil turu atma fırsatı doğuyor. İstikâmet Tahtakuşlar köyü, sonrasında Akçay. Özgür’ün lastiklere havayı bastığımız gibi çıkıyoruz yola. Tertemiz bir gök mavi, gıcır gıcır zemin. Ağırlıklardan kurtulmuş haldeyim, kuş misali gidiyoruz.

Tahtakuşlar’daki müzeyi ziyaret edip, Akçay’a iniyoruz. Merkezde vakit geçirip güneşi batırdığımız  ve dönüşte de zifiri karanlığa kaldığımız için, kendini neredeyse kamp ışığı olarak kabullenmiş aydınlatma cihazlarına ne olduklarını ve kime hizmet ettiklerini hatırlatıyorum.

Evet, hakem uzatmaların bittiğini belirten düdüğü çalıyor. Gece oluyor. Özgür beni bisikletle otogara bırakıyor (bkz.hoşçakal kardeşim). Bagajda jant tellerinin stres mukavemetinin denendiği sekiz saatlik bir yolculuk yapılıyor. Zannedersem dördüncü kez aynı amaçla (eve dönme amacı), nüfus-eğitim-işlevsellik oranı dünyanın en boktan sekizinci ilçesi Dudullu’ya varılıyor, sabahki rush saatlerinde. Yine şehrin hengamesinden “kendini sahile atma” çabaları. Döner viyadükler, batçık kaldırımlar, yüksek yollar. Sahilden sonra geriye kalan yolu bisikletin kendisi de gidebiliyor zaten.

Saha kapatma cezası demiştik… Tur bittikten iki hafta sonra bisikletten ne kadar süre ayrı kalacağımın meçhul olduğu yerlere gidiyorum. O çok sevdiğim eylül ayını Marmara’da geçiremiyorum. Hop, iki ay sonra yeni bisikletimin üzerindeyim, ama lastikler başka bir ülkenin topraklarına temas ediyor. Topraktan evvel kar ve buza temas ettiği de oluyor ama artık olur o kadar! Şimdilik sezonu kapatıyoruz efendim. Bizi takip etmeye devam ediniz, ettiriniz. Vatana ve millete, ihtiyaç dahilinde olmasa da, bir hayrımız dokunuyorsa; ne mutlu.

Reklamlar

Posted 22 Mart 2011 by hammurabi in 2010

2 responses to “İstanbul-Altınoluk turu (8/8)

Subscribe to comments with RSS.

  1. Bisiklet forumda tesadufen belcikadaki bir gezi yaziniza rastladim, oradan da soluksuz okudugum babamasoylemedim.com a gectim. Yazi diliniz benisize hayran birakti, yuzumde eksilmeyen bir gulumsemeyle okuyorum, elinize, ruhunuza saglik.

    ali yurtsever

yorum yapılabilir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s